Ayak şişkinliği hafif olsa da ayaklarınız balon gibi şişse de, bir şeyler yanlış gidiyor demektir ve kilonuzdaki değişikliklerden hormon dalgalanmalarına, kalp hastalığı gibi ciddi bir duruma kadar her şey buna yol açıyor olabilir. Aşağıdaki rehberimiz vücudunuzda neler olduğunu anlamanıza yardımcı olacak ve ayakkabılarınıza tekrar sığabilmeniz için yapabileceklerinizi gösterecek.

Ayak Şişkinliği Sebebi Nedir

Vücudunuzun en ağır çalışan bölümü olarak, ayaklarınızın hakkını vermeniz gerekir. Ayaklarınız her gün vücut ağırlığınızı destekleyerek, yürümenizi, koşmanızı, zıplamanızı, ayakta durmanızı ve parmak ucunda yürümenizi sağlıyor. Her ayak ve bilekteki 26 kemik ve 100’den fazla kas, kendonlar ve bağlar sizi işinize, spora ve eve götürmek için iş birliği halinde çalışır.

Tüm bu hareketler ayaklarınızda çok fazla yıpranmaya sebep olur ve bu nedenle insanların yaşadığı en büyük sorunlardan birinin ayal şişkinliği olması gayet normaldir. İhtiyaçları olan özeni göstermediğinizde, örneğin tüm gün ayakta durarak veya çok sıkı ayakkabılara zorla soktuğunuzda ayaklar sıklıkla iki katına çıkar. Ancak ayak şişkinliğinin, içlerinden bazıları ciddi ve ağır sağlık sorunlarının göstergesi olabilecek başka sebepleri de vardır.

Ayaklar şiştiğinde tam olarak ne olur? Baskı, hareketsizlik, yaralanma veya diğer sebeplerle, ayaklarınıza gelen ve ayaklarınızdan giden kan akışı yavaşlar ve kan parmaklar, topuk ve bileklerde bulunan kan damarlarında birikir. Amerikan Podiatrik Tıp Derneği’nde klinik işler müdürü, Dr. Dyane Tower, bu süreçte yerçekiminin de etkisi olduğunu söylüyor.

Balon gibi ayaklarla işten dönmekten sıkıldınız mı? Ya da ayaklarınızın neden şiştiğine dair endişeleriniz mi var? Aşağıdaki rehberimiz tüm sebepleri açıklıyor ve bir sonraki adımda size eşlik ediyor.

Uzun Süre Oturmak Veya Ayakta Durmak

Tezgahtarlar, doktorlar, hemşireler ve ayakta çalışan diğer kişiler genellikle günün sonunda ayakkabılarının sıktığını hisseder. Nedeni ise şudur: ayakta durduğunuz zamanlarda çok fazla hareket etmezseniz bacaklarınızdaki, bileklerinizdeki ve ayaklarınızdaki kasların kasılmaya fırsatı olmaz ve bu da ayaklarınıza giden ve ayaklarınızdan gelen kan akışını yavaşlatır.

Aynı durum uzun sürelerle oturan kişiler için de geçerlidir. Azalan kan akışı şişkinliği tetikleyerek ayakların sıkı ve rahatsız bir his oluşturmasına yol açar. Bacak bacak üstüne atarak oturuyorsanız, bulunduğunuz pozisyon yüzünden sıkışan kan damarları şişkinliği ağırlaştırabilir.

Rahatsız edici olsa da, bu tür gün sonu şişkinlikleri genellikle daha büyük bir problemin göstergesi değildir ve etrafta yürüdüğünüzde veya düz oturduğunuzda geçer. “Kesin bir kural yok ancak tüm gün ayakta duruyorsanız, saatte bir beş dakika oturmak veya ayaklarınızı havaya dikmek makul olacaktır,” diyor, Nebraska Tıp Merkezi, Omaha Üniversitesi, vasküler cerrahi profesörü Dr. Jason Johanning.

Şişkinlik devam ederse ve oturmaya veya ayakta durmaya ara veremiyorsanız, kompresyon çoraplarını deneyebilirsiniz. “Kompresyon çorapları yürümeyle aynı etkiyi yaratır ve kanın biraz daha hızlı akmasını sağlamak için hafif bir pompalama ekler,” diyor, Amerikan Hematoloji Derneği başkan yardımcısı ve Wisconsin Tıp Kolejinde tıp bölümü başkanı, Dr. Roy Silverstein.

Fazla tuz tüketmek

Genel olarak suyun tutulması söz konusu olduğunda, tuzda bulunan soydum beslenme düzenindeki en büyük suçtur. Dr. Johanning’in söylediğine göre ayak şişkinliğine sebep olması da gayet mantıklı. Amerikan Kalp Derneği, yetişkinlerin günde 2,300 mg’dan fazla sodyum veya yaklaşık bir yemek kaşığından fazla tuz almamalarını öneriyor.

Durum şu ki, insanların tükettiği sodyumun çoğu tuzluktaki tuzdan değil, içindekiler ve koruyucular listesinde gizlendiği işlenmiş gıdalardan ve restoran yemeklerinden geliyor. Başlıca sodyum kaynaklarına sosis gibi işlenmiş et türleri, işlenmiş atıştırmalıklar, donmuş yemekler, konserve çorbalar, ekmek ve salata sosları dahildir. Tüm bunları tüketirken dikkatli olun ve işlenmiş gıdalardan uzak dururken meyve, sebze, yemiş, tohum ve tam tahıllar gibi sodyumsuz gıdalara odaklanın.

Hamilelik

Çoğu kadın için ayak şişkinliği hamileliğin kaçınılmaz bir parçasıdır. Genellikle şişkinlik ikinci üç aylık dönemde başlar. “Bebek büyüdükçe, pelvik damarlara baskı yapar ve dolaşım sistemi birazcık yavaşlar,” diyor, Northwell Health, New Hyde Park, New York ambulatuvar bakım bölümü, Kadın Sağlığı Programları-PCAP Hizmetleri yardımcı şefi, Dr. Jill Rabin. Bunun yanında hormonal kaymaların da etkisi vardır. Hamilelik süresince vücut pelvik ve ayak eklemlerinin ve bağlarının rahatlamasına ve genişlemesine yol açan relaksin adında bir hormon salgılar.

Ayak şişkinliği hamilelik ilerledikçe, özellikle günün sonunda dışarıdaki sıcaklık arttığında kötüleşme gösterebilir. Genelde bu şişkinlikle ilgili endişelenmenize gerek yoktur. Ancak ani bir şekilde, özellikle ellerinizde ve yüzünüzde beliriyorsa doktorunuzu arayın. Bu durum, bebek ve anne için tehlikeli olabilecek hızlı başlangıçlı yüksek tansiyona yol açabilen, preeklampsi adı verilen potansiyel olarak hayatı tehdit edici durumun bir göstergesi olabilir.

Hamileliğin normal parçası olan şişkinliği azaltmak için uzun sürelerle oturmayın veya ayakta durmayın ve kan dolaşımını tekrar normale döndürmek için belirli aralıklarla ayaklarınızı kalbinizden yukarıya dikin. Kompresyon çorapları, egzersiz, ayaklarınıza soğuk kompres uygulamak ve uyurken yan yatmak da bu konuda yardımcı olabilir

“Hamilelik nedeniyle büyük bir göbeğiniz varsa, sırtüstü uyumak kan damarlarında baskıya sebep olur,” şeklinde açıklıyor Dr. Rabin. “Bu durum kan akışının kalbe geri dönmesini zorlaştırır ve bazı durumlarda damarlardaki sıvılardan bazılarının orada kalmasına sebep olur.”

Fazla Kilo

Fazla kilolu veya obez olmanın sağlığa etkileri listesine şişkinliği de ekleyebilirsiniz. ”İnsanların ayak şişkinliği sorunu yaşamasının en yaygın sebeplerinden biri vücutlarının çok büyük olmaları,” diyor, Iowa Üniversitesi Carver Tıp Fakültesi’nde aile hekimliği yardımcı doçent Dr. Britt Marcussen. “karın bölgesinde toplanan yağ bacaklardaki kan dolaşımına baskı uygular ve bundan aşağı doğru geri basınç bacakları şişirir. Tıpkı bir bahçe hortumu sıkıştırmak gibi.”

Kiloya bağlı şişkinlikte, diğer sebepleri de belirlemek adına doktorunuzla görüşün ve sonrasında yeme ve egzersiz alışkanlıklarınızda değişiklikler yaparak aşırı kilonun bir kısmından kurtulun.

Bilek Veya Ayak Yaralanması

Egzersiz esnasında bileğinizi burkmuş, koşarken veya çocuklarınızla oynarken kendinizi fazla zorladınız ve bacağınızda veya ayak parmaklarınızda stres kırılması yaşamış olabilirsiniz. Bu gibi yaralanmalar ayak ve ayak çevresinde şişkinliğe sebep olur.

“Vücudun akut yaralanmaya tepkisi iltihaplanmadır,” şeklinde açıklıyor Tower, “kan topuğun bu bölgesine iner ve hücre ve sıvı getirir.” Sonuç olarak, hücreler ve sıvı bölgenin iyileşmesine yardımcı olur. Ancak bu sırada ayaklarınızın fazla büyük görünmesine sebep olabilir.

Bacak, bilek veya ayakta gerçekleştirilen ameliyatlar da ayak şişkinliğine sebep olur. Doktorunuz muhtemelen prosedürün tamamlanmasından sonra ayaklarınızı yukarıya kaldırarak, bölgeye buz uygulayarak ve bacağa veya ayağa ağırlık bindirmekten kaçınarak şişkinliği kontrol altında tutmanızı tavsiye edecektir.

Hormon Dalgalanmaları

Adetinizden önceki hafta ne kadar şişkin olabileceğinizi biliyorsunuzdur. Bu suyla dolmuşluk hissi, adet öncesi sendromun (PMS) devreye girdiği ovülasyondan sonra hormon dalgalanmalarının normal sonucudur. Döngünüzün bu döneminde meydana geliyorsa PMS de ayak şişkinliği için bir sorumlu olabilir. “Biraz kabarık ve şişkin hissedebilirsiniz,” diyor Dr. Marcussen. “Şişkinlik, yerçekimi nedeniyle aşağılarda biriktiği için ayak ve bacaklarda daha belirgindir.”

Doğum kontrolü veya hormon değişim tedavisi nedeniyle meydana gelen hormon değişiklikleri de ayaklarınız da dahil vücudun birçok farklı bölgesinde şişkinliğe yol açabilir. Şişkinliği azaltmak için, su alımını arttırın, tuzlu yiyecekleri kısın ve kan dolaşımını hızlandıran egzersizleri atlamayın.

Şişkinliğe Yol Açan İlaçlar

Doğum kontrol hapları ve hormon değişim tedavisi dışında ayak şişkinliğe sebep olan diğer ilaçlar da vardır. Genellikle diğer sebeplerden ötürü birçok ilaç ayak şişkinliği oluşturabilir. Diyabeti olan kişilerde Avandia veya Actos gibi kan şekerini kontrol altında tutmak adına kullanılan haplar sodyumun vücuttan atılmasını zorlaştırarak şişkinliğe yol açar.

Direkt vazodilatatörler olarak bilinen kalp ilaçları da şişkinliğe sebep olabilir. Vazodilasyon, kanın daha rahat akmasını sağlamak adına kan damarlarının açılmasına yardımcı olan ilaç anlamına gelir. Örnekleri Loniten (minoksidil) ve Apresolin’dir (hidralazin). Kalsiyum kanal blokerleri, damar duvarlarında bulunan kasları gevşeterek kan damarlarının genişlemesini sağlar. Sodyumun vücuttan dışarı atılmasını önleyen anjiyotensin reseptör blokerleri gibi bu durum da ayak şişkinliğine sebep olabilir.

Bu ilaçlar yalnızca reçeteyle kullanımı mümkündür ancak reçetesiz ilaçlar da ayak şişkinliği nedeni olabilir. Ibuprofen (Advil, Motrin) gibi steroidal olmayan anti-inflamatuar ilaçlar kalp veya böbrek yetmezliği olan kişilerde vücudun sodyumu tutmasına yardımcı olduğu için şişkinliği ağırlaştırabilir.

Diğer bazı ilaçlar belli bir açıklaması olmadan ayak şişkinliği yaşamanıza sebep olabilir. Bu ilaçlara, gabapentin gibi nöbet önleyici ilaçlar, dosetaksel ve cisplatin gibi kemoterapi ilaçları ve Parkinson Hastalığını tedavi etmek için Mirapex (pramipeksol) ve Requip (ropinirol) gibi ilaçlar dahildir.

Enfeksiyon

Ağrılı ayak şişkinliği deri enfeksiyonundan kaynaklanıyor olabilir. Bacaklarda ve ayakta bakteriyel enfeksiyon selüliti olması bu durumun ardında yatan sebep olabilir. “Bu şişkinlik genellikle kırmızı, sıcak ve ağrılı deriyle ilişkilendirilir,” diyor Dr. Marcussen.

Diyabeti ve periferik vasküler hastalığı olan kişiler yüksek enfeksiyon riskindedir ve kaptıkları herhangi bir enfeksiyon, ayaklar dahil olmak üzere vücudun bölümlerine kan akışı yavaş olduğundan hızlı bir şekilde ağırlaşabilir. Sinir fonksiyonlarını etkileyen yaygın bir diyabet semptomu olan diyabetik nöropatiniz varsa, enfeksiyonu fark etmesi zor olabilir, bu nedenle enfeksiyon hızlı bir şekilde kötüleşir.

Enfeksiyon bakteri girişine açık bir yol bırakan deri çatlamasından sonra veya hatta ayağınıza olmayan ayakkabılar veya batık tırnak sebebiyle de meydana gelebilir. Lupus ve romatoid artritin içlerinde bulunduğu belirli hastalıklar ayrıca ayak enfeksiyonu riskini arttırır.

Yumuşak kalması ve kolaylıkla çatlamaması için ayak derisine düzenli olarak nemlendirici sürmek gibi tedbirler almak enfeksiyonu önleyebilir. Antibiyotikler genellikle içerideki bakterileri temizler ancak hızlı bir şekilde reçeteli ilaç alabilmek adına doktorunuzu görmeniz önemlidir. Mantar enfeksiyonları antifungal ilaçlarla tedavi edilebilir.

Lenfödem

Lenfödem, bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf sisteminde bir sorun oluştuğunda ortaya çıkan bir durumdur. Lenfatik sıvı vücudun farklı kısımlarına enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücreleri taşır. Vücuda yayılmış olan lenf bezi kümeleri bu sıvının dolaşımını kontrol altında tutar. Ancak lenf bezleriniz zarar gördüyse veya alındıysa, örneğin kanser ameliyatında, bu sıvı doğru şekilde emilemez ve bu de şişkinliğe sebep olur.

Genellikle şişkinlik, bacak ve ayaklardaki lenf hareketlerini kontrol eden pelvik lenf bezleri zarar gördüğünde veya alındığında meydana gelir. “Lenf damarları oldukça ince ve esnektir, bu nedenle kasık bölgesinde operasyon gerçekleştirildiğinde, titiz bir cerrahi dikkatle bile zarar görebilir ve lenf sıvısının geri dönüşünü engelleyen bir tıkanıklığın oluşumuna sebep olabilir, diyor Dr. Johanning.

Nadiren de olsa, lenfödem aileden geçer; genelde obezite, kanser veya enfeksiyonla ortaya çıkar. Ayak şişkinliği sebebinin bunlardan biri olduğundan şüpheleniyorsanız doktorunuzla görüşün. Bu sırada, kompresyon çorabı ve mümkün olduğunca fazla hareket etmeyi deneyebilirsiniz. “Kaslar sıvıyı lenf kanallarından taşır,” diyor Dr. Marcussen, “Ayaktaysanız ve öncesine kıyasla daha fazla hareket ediyorsanız sorunu azaltmanıza yardımcı olabilir.”

Kalbin Yeterli Kan Pompalamaması

Bir ilişkileri olabileceğinizi aklınıza getirmeseniz bile, ayak şişkinliği konjestif kalp yetmezliğinin yaygın görülen bir belirtisidir. Kalp yetmezliği kalbin çalışmayı bırakması anlamına gelmez, yalnızca kalbiniz yeterli kan pompalayamaz. Bunun anlamı, kanın damarlarda birikerek sıvı toplanmasına sebep olmasıdır.

Şişkinliğin konumu kalp yetmezliğini ölçmenize yardımcı olur: genellikle ayak şişkinliği sağ taraflı kalp yetmezliğine işarettir. Ayrıca kalp yetmezliğiniz varsa, ayak şişkinliği genellikle tüm gün ayakta durduktan sonra görülen şişkinlikten çok daha şiddetlidir. Uzun süre kalıcı olması halinde üzerine baskı uyguladıktan sonra cilt girintiye kaldığında oluşan karıncalanma yaşayabilirsiniz. Dr. Marcussen, “Bu durum ve nefes darlığı ciddi anlamda kötüye gidiyorsa ve günde 2,5 kilodan fazla alıyorsanız endişelenmeniz gerekebilir.” diyor.

Kan Pıhtısı Oluşumu

Muhtemelen uçakta oturan kişilerin başına geldiğini duymuşsunuzdur: uzun bir süre ayaklarını hareket ettirmeden oturduktan sonra ayakları şişer ve tek tarafta ağrı başlar… sonrasında derin ven trombozu adı verilen tehlikeli bir kan pıhtısı sorunu olduklarını öğrenirler. Zamanında yakalanması halinde tedavi edilebilir. ancak genellikle erken teşhis edilemez ve pıhtı parçalanarak, oksijen tedariğini engellediği ciğerlere ulaşarak öldürücü olabilir.

Ayak şişkinliği burada nasıl bir rol oynuyor? “Şişkinlik pıhtının varlığından kaynaklanır,” diyor Dr. Silverstein. “Pıhtılaşma, tıkanıklık alanının arkasındaki basıncın artmasına neden olur ve bu artan basınç sıvıları kandaki damarlardan dokulara iter.”

Uzun sürelerle oturan birinde kan pıhtılaşması oluşabilirken, obezite, sigara kullanımı, hamilelik, kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları, önceki kan pıhtıları, kanser veya doğum kontrol hapları gibi belirli bazı ilaçların kullanımı dahil bazı faktörler riski arttırır.

Ayak şişmesine neden olan bir pıhtı her zaman başka semptomlara sahip olmasa da, genellikle bacağınızda da ağrı hissedersiniz. “En sık görülen belirti, baldır bölgesinde, bu uzvun şişmesi ile birlikte belirgin ağrı ve rahatsızlıktır,” diyor Dr. Johanning. Bu semptomların bir açıklama olmadan belirmesi halinde acilen doktorunuzu bilgilendirin veya bir hastanenin acil bölümüne gidin.

Ayaklarınızın başka nedenlerden dolayı şişmesini önleyen stratejiler, kan pıhtılarını önlemeye yardımcı olabilir. Bu önlemlere egzersiz, sağlıklı bir vücut ağırlığı ve uzun sürelerle oturuyorsanız hareket ermek için aralar vermek dahildir.

Böbrek Yetmezliği

Böbrekler vücuttaki sıvıları dengeleme ve ihtiyacınız olmayan sıvıları vücuttan atmakla sorumludur. Böbreklerden biri veya her iki düzgün fonksiyon göstermediğinde ayak şişkinliği yaşayabilirsiniz.

“Genelde ayak şişkinliği olan kişiler eve gider ve ayaklarını yukarı kaldırır ve vücutları bu az miktardaki fazlalık sıvıyı geri emer ve böbrekler emilen sıvıdan kurtulur,” şeklinde açıklıyor Dr. Marcussen. “Böbrek problemi olduğunda ise, vücudunuz bu sıvıdan kurtulmakta zorlanır ve sonrasında şişkinlik daha belirgin ve ciddi bir hal alır. Birçok kişi, yüz ve eller gibi diğer bölgelerde de şişkinlik yaşar .”

Böbrek hastalığı tedavisinin bu soruna iyi geleceğini düşünebilirsiniz ancak ileri seviye böbrek yetmezliği vakalarında gerekli olan diyaliz için bu durum geçerli değildir. Diyaliz makineleri böbreklerinizin artık yerine getiremedikleri görevleri gerçekleştiren yapay böbrekler gibidir. Diyalizde bile, vücudunuz gereken miktarda sıvıyı atamaz.

Bu noktada ilaç kullanımı devreye girer. “kalp yetmezliği veya böbrek problemleri olan kişiler genelde diüretikler (idrar söktürücü) kullanır,” diyor Dr. Marcussen. Bunlar idrarla atılan su ve tuz miktarını arttıran ilaçlardır. “Temelde böbreklerin sıvı atmasına yardımcı olur.”

Karaciğer Hastalığı

Karaciğer sirozu, hepatit veya uzun yıllar fazla alkol içmekten kaynaklı karaciğerde yaralar oluşması anlamına gelir. Bu yaralanma karaciğerlerden gelen ve giden kan dolaşımına müdahale eder. Bu durum karaciğere giden damarlarda yüksek kan basıncına (portal hipertansiyon) sebep olur ve potansiyel olarak hem bacaklarda hem ayaklarda, ayrıca karın bölgesinde şişkinliğe (assit) yol açar. Siroz ayrıca bir başka ayak şişkinliği nedeni olarak, albümin adı verilen bir proteinin üretimine müdahale eder.

İlaçlar, yani diüretikler ve tuzu azaltmak gibi yaşamsal değişiklikler şişkinlik dahil semptomların azalmasına yardımcı olabilir. Bacaklarda veya karındaki şişkinliğin azalması karaciğerin iyileşmesine yardımcı olmasa da hareket ve nefes almayı kolaylaştırabilir. Böbrek yetmezliği olan kişilerin fazlalık sıvıyı vücutlarından yavaş bir şekilde atmaları gerektiği için tüm bunları daima doktor kontrolü altında uygulayın.

Diğer siroz belirtileri karın bölgesinde şişkinlik, yorgun hissetme, kolay kanama ve morarma, bulantı ve cilt ve gözlerde sarımsı bir renktir. Tedavi genellikle ilaç kullanımı, yaşamsal değişiklikler ve hatta böbrek nakli içerir.

İlginizi çekebilir: Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirmek İçin Neler Tüketmelisiniz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here